İş ve Girişimcilik

Şirket kurulumu

Gerek bilişim teknolojisindeki gelişmeler, gerekse bu teknolojinin insanların günlük hayatlarına git gide daha fazla girmesi tüketicilerin yeni ürün ve hizmetler talep etmesine sebep olmaktadır. Hızla artan bu talep ise girişimciler için önemli fırsatlar yaratmaktadır. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de girişimcilik var olan iş modellerini geliştirmek ve kendi kariyerlerini yaratmak isteyen iş insanları tarafından tercih edilmektedir. Hem sektöre getirebilecekleri farklı perspektifler hem de Suriyeli mültecilerin iş piyasasına entegrasyonu açısından Suriyeli girişimciler oldukça kritik bir öneme sahiptir. Dünyada ve Türkiye’de başarılı girişim örnekleri buna örnek teşkil eder. Örneğin, kullanıcılar tarafından çekilen canlı videoların paylaşılması için kurulan ve dünyada haber üretimini derinden dönüştüren sosyal platform Periscope, iki sene önce aldığı kararla açılış ekranında kullanıcılarını ‘Amerika’da göçmenler tarafından gururla üretilmiştir (Proudly made in America by immigrants)’ mesajıyla karşılamaya başlamıştır. Ülkemizde ise 2018’in Kasım ayında yayımlanan Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) raporuna göre Eylül 2018 yılında kurulan Suriye ortak sermayeli şirket sayısı bir önceki yılın Eylül ayına göre %85,2 Suriye ortak sermayesi ise %144,7 oranında artış göstermiştir. Bu oranlar, Suriyeli göçmenlerin ülke ekonomisine entegrasyonunun hızlı artış trendinde olduğunu açıkça göstermektedir. Ancak, bu nicel artışa rağmen, nitelik bakımından gelişime açık konuların sayıları azımsanmayacak sayıdadır. INGEV Toplumsal Araştırmalar Merkezi’nin 5 Temmuz 2019 tarihinde yayımladığı rapora göre Suriyeli girişimcilerin karşılaştığı temel zorluklar iş yapmak için gerekli bilgiye erişim zorluğu, seyahat kısıtları, şirketi yasalara uygun şekilde kurup işletmenin ve muhasebe takibinin zorluğu, satış ve tedarik kaynaklarına ulaşmanın zorluğu, çalışan kotaları ve bürokratik engeller olarak listelenmiştir. Buna ilaveten aynı raporda Suriye ve Türkiye sermayelerinin etkileşimlerinin kısıtlı olduğu, ortaklık, alışveriş, tedarik gibi konularda iki grubun karşılıklı dışlayıcı bir tutum izlediği ortaya konmuştur. Suriye sermayeli şirketlerin yalnızca %3’ünde Türkiyeli bir ortak bulunmaktadır. Aşağıda yazdığımız bilgilerin bu problemlerin bir kısmına açıklık kavuşturarak girişimcilere kolaylık sağlamalarını umut ediyoruz.

Şirket Kurmak için Temel Bilgiler

Öncelikle, Türkiye’de iş kurmak veya çalışmak isteyen diğer ülke vatandaşları çalışma izni almak durumundadır. Bununla ilgili yazımıza buradan ulaşabilirsiniz. 

“Kendi işini kurmak isteyenler için; geçici koruma altındakiler kendi işyerleri için TC Vatandaşları gibi resmi kurumlara kaydettirebilir. Kendi işyerini açmak isteyenler çalışma iznine bireysel başvuruda bulunur. UK başvuru sahipleri ve şartlı mülteciler ise Bakanlık web sitesinde belirtilen değerlendirme ölçütlerini karşılamak ve çalışma izni almak şartıyla kendi iş yerlerini kurabilirler. Mülteciler ve ikincil koruma altındakiler herhangi bir izin almadan çalışma hakkına sahiptirler.”

Buna ilaveten, kendi işini yapanların sigorta primlerini kendilerinin yatırması gerektiğinin gelecekte bir sorun yaşamamak adına unutulmaması gerekir. Bunun yanında, seçeceğiniz şirket türünden bağımsız olarak bir mali müşavir görevlendirmeniz gerekmektedir. Bunun fiyatı şirket türüne, çalışma alanına ve faaliyet bölgesine göre değişim göstermektedir. Güvenilir ve yetkin bir mali müşavir bulmak, daha sonra yaşayabileceğiniz problemleri bertaraf etmek için hayati öneme sahiptir. Mali müşavir bulunduktan sonraki adım şirket türünü seçmektir.

Şirket türleri

İş fikrini hayata geçirip hayallerini gerçekleştirmek isteyen girişimciler, bunu yasalara uygun şekilde yapabilmek için faaliyetlerini şirketler aracılığıyla yürütmelidirler. Ancak bunu yapabilmek için yapılan işe en uygun şirket tipini seçmek ve şirketi kurma adımlarını en doğru gerçekleştirmek merkezi bir öneme sahiptir. Bunu başarmak hem işinizi en verimli şekilde yönetmenizi, hem de seçtiğiniz şirket tipine göre şirketinizden doğan yükümlülükleri şahsınızdan ayırarak kişisel riskinizi en aza indirecektir. Örnek vermek gerekirse, yazının devamında bahsedeceğimiz sermaye şirketlerinde şirket, borçlarının sorumluluğunu mal varlıkları ölçüsünde üstlenir. Bu, şirketin batması durumunda borçların şirketin sahip olduklarıyla ödenmesi anlamına gelir ki kişisel riskin bu şekilde azalması girişimci için oldukça büyük bir kolaylaştırıcıdır. Aşağıda kısaca açıkladığımız şirket türleri, kendinize en uygun olanı seçmeniz ve gerekli adımları atmanız açısından sizlere yardımcı olacaktır. Bu kısma ilerlemeden önce gerçek ve tüzel kişi ayrımını da net bir şekilde açıklamak sağlıklı bir anlayış geliştirmek adına merkezi bir öneme sahiptir. Bu ayrıma göre, gerçek kişiler tek tek insanları ifade ederken tüzel kişiler kurgusaldır ve mal veya kişi topluluklarının hukuk nezdinde bir kişi olarak ele alınmasıyla ortaya çıkarlar. Örnek vermek gerekirse, Ömer Koç gerçek bir kişiyken, Koç grubunun sahibi olduğu Arçelik A.Ş. bir tüzel kişiliktir.

Şahıs şirketleri

Bu şirket türü yaklaşık olarak 2-3 gün içerisinde açılabilecek, ortak sayısının ve iş hacminin diğer şirketlere oranla daha sınırlı olduğu, gerçek kişi olmak durumunda olan ortakların sınırsız sorumluluk sahibi olduğu şirketlerdir. Bu şirket tipi “freelance” (bağımsız) çalışan ve iş hayatını belirli yeteneklerini (yazılım, tasarım vb) diğer şirket ve kişilere satan girişimciler için daha uygundur. Kurulum kolaylığı sayesinde, bir hafta gibi kısa bir sürede fatura kesmenizi ve işinizi resmiyete dökmenizi sağlayan şahıs şirketlerinde karşınıza çıkabilecek en temel sorun ise bu şirketlerin gerek yapısal, gerekse hukuki olarak ölçeklenmeye çok da elverişli olmamasıdır. Bunun birinci sebebi sermaye şirketlerinin daha iyi bir iş bölümüne zemin oluşturması, ikinci ve daha önemli sebebi ise ortakların gerçek kişi olma zorunluluğudur. Bu zorunluluk, büyümek isteyip yatırımcılarla görüşmeye başladığınızda birer tüzel kişilik olan yatırım şirketlerinden yatırım almanızın önüne geçmesi açısından gelecek planlamasında göz önünde bulundurulması gereken bir konudur. Eğer limited şirketlerdeki gelir vergisi oranı olan %22’nin üzerinde bir vergi dilimine tekabül eden bir gelir ön görüyorsanız (yıllık 40.000 TL üzeri), şahıs şirketi vergi giderleri açısından da sizin için bir dezavantaj oluşturabilir.

Şahıs Şirketi Kurulumu

Bu şirketlerin kurulumu için ihtiyaç duyacağınız ilk şey bu işlemi gerçekleştirecek bir muhasebeci olacaktır. Ücretler değişken olmakla beraber, bu işlem için 500-800 TL civarında bir bütçe ayırmanız gerekmektedir. Şahıs şirketi kurmak için kimlik fotokopisi, resimli ikametgah belgesi, noterden alınacak imza sirküleri, mali müşavire verilecek vekaletname ve son olarak iş yerinizde kiracıysanız kira sözleşmesi, mülk sahibiyseniz tapu fotokopisine ihtiyacınız olacaktır. Bu şirket tipini kurmanız halinde e-ticaret sitesi kurabilir, POS makinesi alabilir ve online ödeme sistemlerini kullanabilirsiniz.

Limited şirketler

Tek kişi ile de kurulabilen bu şirketlerin ortak sayısı en yüksek 50 ile sınırlıdır. Limited şirketler 10.000 TL esas sermaye ile kurulabilirler. Aşağıda ana hatlarıyla açıkladığımız anonim şirketlerinden ayrı olarak limited şirketler halka açılamazlar ve tahvil çıkaramazlar. Yine anonim şirketlerin aksine, ortakların kamu borçlarından sorumlulukları vardır. Bu da demek oluyor ki ortaklar, şirketin vergi borcunun ödenmemiş kısmından sorumludur. Buna ek olarak şirket pay senetlerinin satışı limited şirketlerde noter onayına tabidir. Bu durum limited şirketlerdeki payların akışkanlığını azaltıcı bir etkiye sahiptir. Bu ve buna benzer problemlerle yüzleşebilecek girişimlerin, gerekli esas sermaye miktarına eriştikleri takdirde anonim şirket kurmaya yönelmeleri işlerini oldukça kolaylaştıracak bir karar olabilir. 

Anonim Şirketler

Bahsettiğimiz çoğu husus göz önüne alındığında, anonim şirketler limited şirketlerin aksi özelliklere sahiptir. Yine tek kişi tarafından kurulabilmekle beraber, anonim şirketlerde bir ortak sayısına dair bir sınırlama yoktur. 50.000 TL esas sermaye veya 100.000 TL kayıtlı sermaye ile kurulabilirler. Bu iki sermaye tipi arasındaki fark şirketin halka açık veya kapalı olmasına bağlıdır. Bunun doğal bir sonucu, hatta sebebi olarak ise anonim şirketler halka açılabilir ve tahvil çıkarabilirler. Gerek ortakların kamu borçlarından doğan sorumluluklardan muaf olması, gerekse pay devrinde noter onayına ihtiyaç duyulmaması sayesinde anonim şirketler, ortakların aldıkları riskler ve yönetim kolaylığı açısından ciddi avantaj sağlarlar.

Anonim ve Limited Şirket Kurulumu

Bu aşamada yapılması gereken ilk ve en önemli şey şirket ana sözleşmesini oluşturmaktır. Bu sözleşme şirket unvanını, ortakları ve hisse tutarlarını, şirketin merkez adresini, müdür veya temsilci bilgilerini, sermaye ve payları*, şirket ilanlarının nasıl yapılacağı, ortakların şirketten ayrılma koşullarını, var ise imtiyazlı hisseleri ve kar dağılımının detaylarını içermelidir.

*Anonim şirketlerde sermayenin %25’inin ödenmesi ve kalanının nasıl ödeneceği belirlenmeliyken limited şirketlerde böyle bir zorunluluk söz konusu değildir.

Şirket ana sözleşmesi hazırlandıktan sonra MERSİS sistemine aktarılması gerekmektedir. Bu aşamanın sonunda kayıt numarası alınır ve bu numarayla beraber Ticaret Sicil Müdürlüğüne gidilerek 3 adet ana sözleşme kopyası ortaklar tarafından imzalanır (yabancı sermayeli şirketlerde 4 adet nüshaya ihtiyaç duyulmaktadır). Bunun sonrasında yine bu müdürlükte şirketin yetkili temsilcisi olacak şahıs imza beyanı düzenletir. Bunun yanı sıra noter onaylı kimlik suretine de işe başlama bildirimi safhasında ihtiyacınız olacaktır. Bunun için müdürlerin şirket unvanı altında imza beyannamesinin 2 kopyasına, kurucular tarafından imzalanmış kurucular beyanına, eğer müdür ortaklar haricinde biri ise Ticaret Sicil Müdürlüğünden onaylı görevi kabul ettiğine dair belgeye (Bu belgede yerleşim yeri, uyruğu, T.C. vatandaşı ise kimlik numarası, yabancı uyruklu ise vergi numarası veya yabancılara mahsus kimlik numarası belirtilmeli, yabancı uyruklu ise ekinde noter onaylı pasaport sureti ve ikameti Türkiye’de olan yabancı uyruklu için onaylı ikamet tezkeresi eklenmelidir.) ihtiyaç duyulmaktadır. Müdür olarak seçilen kişinin tüzel kişi olması halinde yetkili organ kararına ihtiyaç vardır. Bu belge belirlenen gerçek kişinin ad-soyadını, adresini, uyruğunu, Türkiye vatandaşı ise kimlik numarasını, değilse vergi numarası veya yabancılara ait kimlik numarasını içermelidir. Yabancı uyruklu müdürler için bu belgeye aynı zamanda noter onaylı pasaport sureti ve ikametlerinin Türkiye’de olması halinde onaylı ikamet tezkeresi eklenmelidir. Son olarak eğer tüzel kişi yabancı uyruklu ise tüzel kişinin güncel sicil kayıtlarını içeren belge eklenmelidir (bu belgelerin söz konusu tüzel kişinin (şirketin) içinde bulunduğu ülkedeki noterler veya o ülkedeki T.C. Konsolosluğundan onaylı olup aynı zamanda noter onaylı Türkçe çevirilerinin de yapılması gerekmektedir. 

Bu işlemlerin ardından şirket ana sözleşmesi alınarak vergi dairesine gidilip potansiyel vergi numarası alınmalıdır. Bu işlem, bulunulan bölgede MERSİS sistemine geçildiği takdirde sistem üzerinden de yapılabilir. Şirket tescilinin ardından bu numara vergi numarası olarak işlev gösterecektir. Eğer kurulan bir anonim şirket ise, yukarıda belirttiğimiz gibi sermayenin %25’lik kısmının ödenmesi gerektiğinden potansiyel vergi numarası alınarak bankaya gidilir ve bu tutar bloke ettirilir. Daha sonra bankadan ticaret sicil memurluğuna hitaben bilgi yazısı alınır. 

Bu aşama da halledildikten sonra ticaret odası şirket kuruluşu kısmına geçilebilir. Bunun için bağlı bulunulan Ticaret Sicil Müdürlüğüne gidip yetkili memuru bulmanız ve daha önce noterden onaylatmış olduğunuz şirket ana sözleşmelerini, 2 adet şirket yetkilisi imza beyanını, oda kayıt beyannemesini, 3 adet şirket kuruluş başvuru formunu, kurucu ortaklar bilgi formunu, yukarıda belirtmiş olduğumuz gibi sermayenin en az %25’lik kısmının bloke edildiğine dair banka yazısı ve son olarak ticaret odası veznesine yatırdığınız rekabet kurumu payının banka dekontunu iletmeniz gerekmektedir. Buna ilaveten ilgili harçları da yatırmanız gerekmektedir.

Şirket sözleşmesi tescilini takiben imza sirküleri oluşturulur. Bu işlem noterde şirketin belirlediği müdür tarafından yapılır. Aynı zamanda şirketin tescil edildiği gün yasayla belirlenmiş olan tüm defterlerin tasdik edilmeleri gerekmektedir. Bu aşamada mali müşaviriniz veya muhasebeciniz size yol gösterecektir. 

Şirketin tescilinden sonra şirketin bağlı olduğu vergi dairesine giderek işe başlama bildirimi yapılır. Bu aşamada onaylı ana sözleşmeye, imza sirkülerine, kira kontratı veya tapu fotokopisine, şirket tescil yazısı ve sicil tasdiknamesinin aslına, şirket ortaklarının ikametgah belgelerine, kimlik asılları veya onaylı suretlerine ve şirket ortaklarının noter onaylı kimlik örneklerine ihtiyaç duyulmaktadır. Vergi memuru şirketin adresinde tespit yapıp adresi onayladıktan sonra yoklama tutanağı düzenler ve bu noktadan sonra yeni kurulmuş olan şirket vergi levhası talep etmeye hak kazanır. Bunu takiben bağkur işlemleri ve yazar kasa işlemleri yapılmalıdır. Yazar kasa için öncelikle vergi dairesinden yazar kasa izin dilekçesi doldurulup izin alınır, daha sonra da yazar kasa bayisinde işlemler tamamlanır. Bunun ardından yazar kasa faturasının fotokopisi, yazar kasa izin belgesinin fotokopisi, yazar kasanın ilk fişi ve yazar kasa ruhsatının ilk üç sayfasının fotokopisi alınarak tekrar vergi dairesine gidilir ve onay işlemi tamamlanır.

Bütün bunlar sona erdikten sonra ticaret odası başvuru formu, ticaret sicil gazetesi, müdürün imzası bulunan imza sirküleri, şirket ana sözleşmesi (ticaret odasından alınan), şirket ortaklarının nüfus cüzdanı suretleri ve şirket ortaklarının ikametgah ilmühaberleri alınarak ticaret odası kaydı yapılır. Eğer şirket sanayi alanında faaliyet gösteriyorsa bu işlemler sanayi odasından yapılır. 

Şu ana kadar sıraladığımız adımlar işyerinin kuruluşunu neredeyse tamamlar. Son olarak belediyeden çevre ve temizlik vergisinin yatırılması ve  iş yeri açma ruhsatı alınması gerekmektedir. Bunu yaparken kira kontratı veya tapu fotokopisine, ticaret odası kayıt suretine, vergi levhanıza ve ticaret sicil gazetenize ihtiyacınız olacaktır.

İşlemleriniz bittikten sonra şirketiniz ticari hayatına başlayabilir, fatura kesebilir ve işçi istihdam edebilir. Bu aşamanın sırasında ve ardında farklı kurumlar tarafından sağlanan hibeler gerek kurulum masraflarınızı, gerekse işletme masraflarınızı önemli ölçüde azaltabilir. Bu hibelerle ilgili yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.

Sonuç

Yukarıda açıkladığımız üç şirket tipi, en yaygın olarak karşılaşılan ve potansiyel girişimcilere en fazla açıdan hitap eden tiplerdir. Görebileceğiniz üzere, şirketler, temelde ortakların aldıkları kişisel sorumlulukların düzeyine göre farklılık gösterirler. Buna göre en fazla kişisel sorumluluk şahıs şirketlerinde söz konusu iken, anonim şirkette bu en düşük seviyededir. Limited şirket ise daha melez (hibrit) bir yapıya sahiptir. Bu şirket tiplerine ilaveten komandit, kollektif ve kooperatif şirketler de farklı organizasyon ve sorumluluk yapılarıyla spektrumun farklı noktalarında yer alırlar. Bu şirket tipleri önemli alternatifler oluştursalar da gerek görülme sıklığı, gerekse sağladıkları avantajlar açısından daha istisnaidirler. 

Hangi şirket türünü seçerseniz seçin, kuruluş aşaması zahmetli de olsa yola sağlam çıkmak açısından çok önemlidir. İyi bir mali müşavir bulmanız halinde bu aşamalar kısa sürede yapılacaklar listenizden çıkartılabilir. Bunun yanında devlet daireleri ve mali müşavirinizin yönlendirmeleri haricinde şirket kurma işlemleri için sizde para talep eden üçüncü şahıslara kesinlikle itibar etmemenizi şiddetle tavsiye ederiz.

Umarız, yeni şirketiniz size bol kazançlar ve mutluluk getirir!

İş ve Girişimcilik ile ilgili etkinlikler

Etkinlik bulunamadı!